Hangimiz kese yaptırmayı sevmeyiz ki? Vücudu rahatlatan, ölü derilerin atılmasını sağlayan ve adeta masaj etkisi gösteren kese uygulamasını herkes gibi biz de çok seviyorduk… Taa ki kesenin faydalarını ve zararlarını araştırana kadar. Kese yapmak aslında sanıldığı kadar masum değilmiş. Vücuduna zarar vermeden nasıl kese yapabileceğini ve ne sıklıkla kese yapman gerektiğini anlatalım. Doğru kese yöntemini öğrendikten sonra cildinin daha sağlıklı olduğunu göreceksin.

Kese nasıl yapılır?

Klasik kese yöntemi sabun ve kese ikilisinden oluşuyor. Önce küvetin veya hamamın vermiş olduğu sıcak havayla cildinin rahatlamasını sağlamalısın. Cildin yumuşadıktan sonra sabunu uygulayıp kesenin sert tarafıyla derinlemesine cilt temizliğini başlatabilirsin. Buharın etkisiyle gözeneklerin açıldığı için vücudundaki yağ, kir ve ölü deriler keseyle birlikte vücuttan kolayca atılıyor. Özellikle yaz sonrası vücutta ölü deriler biriktiği için kese yaptırmaya daha çok talep oluyor. Kesenin selülit giderici etkisi olduğu da söyleniyor. Keselenmenin selülitleri azalttığını biz ne gördük, ne de duyduk! Sen de bu gibi kulaktan dolma bilgilere inanmamalısın.

Geleneksel kese yöntemi cildimizde bir anlık temizlik ve rahatlama sağlasa da uzun vadede sonuçları bizim için zararlı olabilir. Bu yüzden düzenli kese yapmak isteyenler için öncelikle sıcak suyu ılık suyla değiştirmelerini öneririz. Ilık suyla vücuduna uygun dul jelini sürerek de kese yapabilirsin. Kesenin yumuşak tarafıyla da cildini temizlemek ve ölü derileri atmak mümkün!

Editörün önerisi: Klasik sabunlar cildini tahriş edebilir ve kurutma eğilimi yaratabilir. Biz her banyoda La Roche Posay Effaclar Mikro Peeling Jeli kullanıyoruz. Yüz ve vücut kullanımı için uygun olan bu temizleme jeli, içindeki peeling bileşenleriyle gözeneklerini açar ve ölü derilerin temizlenmesini sağlar. Vücuttaki yoğun kusurların, hatta batıkların bile azalmasına yardımcı olan bu mikro peeling jeli sen de her yıkamada kullanabilirsin.